Hiçbir şey siyah ya da beyaz değildir
'Türkler katildir' faşizan bir haykırıştır
Zulmün farkında olmak ve zalimlere karşı bağırıp çağırmak gerçekten ilerici olabilmek için gerekli ve yeterli olamaz. Yeterli olsaydı bugün kendi devletlerinin kutsallığı ve yanılmazlığını yana yakıla savunurken "Aborjinlere kültürel asimilasyon uygulandı", "Kızılderililer kesildi" diye bağıranlar da ilericiler listesindeki yerlerini ite kaka alırlardı. Bütün bunların bir daha yaşanmaması, alçakların mutlu yaşayıp, semiz ölmemeleri için gözünü kapayıp partizanca konumlanmak yerine olayları anlamak ve değerlendirmek gerekir.- Kendi merkezcilik her olaya bakışta nüksedebilen genel bir hastalıktır. Bir 'batılı', 'Doğulu zaten barbardır' önermesiyle olayı kolayca değerlendirip çıkabilir ve bu da tabii ilericilikten uzak bir yaklaşım olur.
- Olayda fail adlandırması olarak 'Türk'ü kullanmak hızlıca faşizanlığa ve ters-şovenizme gidebilir. Bu da insanlığı ya da insanın içinde bir tözü 'iyi' kabul eden hümanist bir düşünceden insanı uzaklaştırabilir. Bir halkın çoğunluğunu etkin bir şekilde içine alabilen bir linç kampanyası bile hemen o halka mal edilmemeli, özenle analiz yapılmalı. Ermeni mallarının gaspında aslan payını alan 'eşraf' ve Türk eşraf'ı zenginleştirme politikasının sahibi devlete egemen kadrolar ayıklanıp gerçek failler olarak belirlenmelidir.
- Bir toplumbilimsel olgunun bir diğeriyle tüm ayrıntılarıyla koşut olmasının pek de mümkün olmadığı ortada. Bu olayı diğer BM tanımına tabii örneklerle karşılaştırırken benzerleştirme, diğeri üzerinden tanımlama hatalarını yapmak gerçekten uzaklaşmak anlamına gelir. Yahudilerin de, Ermenilerin de kıskanılan bir sermayeye sahip azınlıklar olduğu doğru ama Yahudilerin Ermeniler gibi militer örgütlenmeleri, devletin zulmüne karşı kahraman fedai'ler kültürü yoktu. Elbette 1915 öncesi militer Ermeni oluşumlarının sözü edildiğinde devlete güvensizliğin kaynağı da araştırılmalı ve mesela Hamidiye Alaylarının hangi sıkıntıdan dolayı kurulduğu incelenmeli.
- Türkiye vicdanında konu sonuçlanmadan kapatılamayacak bir dava olarak açılmalıdır.
- Buradan 1915 ve sonrasında göçürülmüş Ermenilere bu kovuldukları topraklarda vatandaş olma hakkı tanınmalıdır.
- Kendinden olmayanı 'vatandaşlık hakkı' denilen kutsal addedilen şeyi bile hiçe sayarak dışlayan, kötüleyen ve sonrasında gasp etmeye ve öldürmeye gittiği dünya tarihi boyunca bin kere görülmüş insanlık virüsünden temizlenmek için seferber olunmalıdır.
Meden agan
