Lüzumsuz Bilgiler Almanağı: İnternette tek geçilmesi gereken lüzumsuz
bilgi kaynağı, paylaşım bölgesi, platipuslardan II İskender'e kadar merak ettiğiniz her
şeyin olduğu yer. Niye lüzumsuz felsefesinin başkenti. Ankara merkezli
camia. Bir yandan da bilgi felsefesine gönderme yapan sinsi tüzel
kişilik. Alttan alta siyaset kaydırmaya çalışan kurnazların adresi. Bu
saçmalık deyip attığınız anda Dünya'nın okuduğu bölge. İnternette
serbest kürsü. Yalan dolan geçirmeyen süper editörler ağı. Her şeyden
önce sağlık diyenlerin buluşma noktası. Kaçırılmaması gereken fırsat.
Belki yarın bir daha doğmayacak güneş. 8 ortalı kareli defter. Quinin
içeren sitenin (fototonik.com) kardeş sitesi.
venseremos, venseremos!
kıralım zincirlerimizi.
venseremos, venseremos!
zulme ve yoksulluğa paydos!
Galatasaray Fenerbahçeyi 7-0 yenmiştir ama 7 kişiyle oldugu yalandır
Galatasaray’ın en farklı galibiyeti olan 12.01.1911’deki 7-0’lık maçın abartılıp, “Ful Fenerbahçe’yi 7 kişi ile yenme) kalıbına sokulması ve zaman zaman reklam konusu edilmesi karşısında, Fenerbahçe kurucularından ve ilk kalecilerden Sayın Hulki Kutluk’un Mayıs 1973 tarih ve 77 sayılı Fenerbahçe Dergisi’nin 14. sayfasındaki sözleriyle bu olayı aydınlığa kavuşturmak mümkündür:
“Ben St. Benoit Lisesi’nde yatılı öğrenci idim. Karyolalarımız eskrimci Feyzi ile yan yana idi. Bir gece, yakınlardaki meşhur Galata meyhanelerinde laternalar çalarken, “İmdat” diye bir feryat duyunca, Feyzi ile yataklarımızdan fırlayıp pencereye koştuk. Müdür Frere Prudance, bizim telaşla pencereden uzandığımızı, bir aşağı hatdan, görünce:
- Yarın izinsizsiniz!.... diye bağırdı.
Ertesi gün Pazardı. Galatasaray ile maç vardı. Ne yapacaktık! Enspektör General Mr. Descoufi’ye gidip, uzun uzun ricalar ettim, yalvardım, ancak, öğle yemeğinden sonra izin verdi. Kadıköy’e sahaya geldiğimde bizim takımın kalesinde haf Hüseyin İzzi’yi görünce hayret ettim. Bana:
- Çabuk soyun. Kaleye geç!... dediler.
Meğer asıl kalecimiz Ali Sait gelememiş. Topçu Harbiyesinde Mühendis Talebe idi. O zamanlar hafta tatili Cuma olduğundan, Pazar günü yapılan bu maça okul müdürü izin vermemiş ve gelememiş. Ben de gelemediğimden, haf İzzi’yi kaleye geçirerek 8 kişi ile maça başlamışlar. İkinci devre 10 kişi olmuşlar. Hava soğuk. Yağışlı. Saha kaygan, etrafta da 40-50 seyirci vardı. Bana, “Çabuk kaleye geç” dediler ama vakit yoktu. 5-10 dakika kalmıştı.
Biz bu maçı anarken, hep, “Kalecisiz Maç” sözünü kullanmışızdır. Takımı da, “Kalecisiz Takım” diye anarız.
Bir noktayı daha işaret edeyim, bu mühimdir:
Galatasaray’ın 7 kişi olduğu doğru değildir. Onların elemanı çoktu. Gerçi maça 7 kişi başlamışlar, sonra 10 kişi olmuşlardır. Bizimkiler 8 başlayıp 10 olmuşlar. 2 takım sahadan 10’ar kişi olarak ayrıldılar.
O mevsim bizim takımın sahaya tam olarak çıktığı nadirdir. Oyuncumuz yoktu. Kulüp dağılmak üzere idi. Çok defa takımı başka kulüplerden ödünç oyuncularla tamamlardık.