luzumsuz.net luzumsuz.net
Lüzumsuz Bilgiler Almanağı: İnternette tek geçilmesi gereken lüzumsuz bilgi kaynağı, paylaşım bölgesi, platipuslardan II İskender'e kadar merak ettiğiniz her şeyin olduğu yer. Niye lüzumsuz felsefesinin başkenti. Ankara merkezli camia. Bir yandan da bilgi felsefesine gönderme yapan sinsi tüzel kişilik. Alttan alta siyaset kaydırmaya çalışan kurnazların adresi. Bu saçmalık deyip attığınız anda Dünya'nın okuduğu bölge. İnternette serbest kürsü. Yalan dolan geçirmeyen süper editörler ağı. Her şeyden önce sağlık diyenlerin buluşma noktası. Kaçırılmaması gereken fırsat. Belki yarın bir daha doğmayacak güneş. 8 ortalı kareli defter. Quinin içeren sitenin (fototonik.com) kardeş sitesi. venseremos, venseremos!
kıralım zincirlerimizi.
venseremos, venseremos!
zulme ve yoksulluğa paydos!
LÜZUMSUZ BİLGİLER ALMANAĞI
lüzumsuz polemik ıg delat? oyun eğlencelik

Kategoriler

Araç - Gereç Bilim Coğrafya Dil Finans - İş Dünyası Hayvan Kültür Sağlık - Tıp Sanat Spor Suç Şaibeli Tarih Ülkeler Ünlüler Yasa Yiyecek - İçecek





Enler



Luzumsuzda Ara

Arayacağım
Yer:
Arayacağım
Kelime:
 
E-Dernek Programı- Derneklerin ve vakıfların tüm aidat, üye bilgisi girme inceleme işlerini kolaylaştırır
E-Dernek Yazılımı: Dernek üye
bilgi yönetimi, online aidat
ödeme, internet sitesi paketi
 
bayat halk ekmeği
Bayat lüzumsuz.net sitesi
 
Kültür Tarih
Morgan Robertson adlı bir yazar Titanik faciasından 14 yıl önce yapılmış en büyük geminin Nisan ayında bir buzdağına çarparak batması ile ilgili "Futility" adlı bir roman yazmıştı. Romandaki geminin adı Titan'dı ve üzerindeki yazı bile Titanik'le aynıydı: "Unsinkable" (Batmaz).
bu da geçer
Kaynak: netfundu
Puanla:
toplam 6104 görüntülenme, 6 gönderilme
Yorum/Ek Açıklama/Tartışma
1) ben serdar benim dedemde titanikteydi ve bana böyle anlatmadııııı
serdarrr 2008-07-24
2) ben titanie önem veren biriyim ve size bişey açıklamak istiyorum tüm dünya bunu bilmeliki bu yazı okunmaya değer...
küçük kız 2008-08-15
3) Tüm zamanların en ünlü gemisi Titanik, herkes tarafından bir deniz faciası
nedeniyle tanınır oysa dev yolcu gemisinin ardında inanılmaz bir gizem saklı. Titanik’in akıl almaz öyküsünü sunarken uyarıyoruz. Bir düşünün, Titanik’i batıran gerçekten bir buz dağı mıydı?Hiç kimse onun dünyanın en büyük kehanetlerinden birisini yaptığını bilmiyordu. Hatta kendisinin dahi haberi yoktu. Adı; Morgan Robertson´du, Amerikalıydı, 1861´de doğdu, gençken denizcilik yaptı, sonra ise bir elmas eksperi oldu ve New
York´da kuyumculuk yaptı. Sonra Kipling´in bir öyküsünü okudu ve yazar olmaya karar verdi. İlk öyküsü 25 $´a satıldı, daha sonra yazdığı 10 öyküden ise 1000 $ kazandı. Yazmak ona artık kolay ve kazançlı geliyordu. 1897 yılının bir kış gecesinde 24.Caddedeki dairesinde yeni bir deniz öyküsü yazmayı planladı. Bu bir
uzun öykü olacaktı.

Hayali “Titan Kazası”
Hayalinde dev bir yolcu gemisi vardı, asla batmayan bir gemi. Bir aşk teması üzerine kurulu olan öykünün kahramanları bu dev gemiye binip, İngiltere´den ABD´ye gidiyorlardı ve aşk hikayesi dünyanın en lüks gemisinde sürecekti. Ama öykünün hayali kahramanları beklenmedik bir sürprizle karşılaşacaklar ve bir deniz kazası batmaz denen gemiyi okyanusun dibine yollanacaktı. Robertson´un teması buydu, oturup yazmaya başladı ve öyküye iki isim verdi; "Futility"yani "Nafile" ve "Titan Kazası"... Evet, yanlış okumadınız; Titan... Şimdi beraberce Robertson´un romanından bİr bölümü; "Titan"ın batış sahnesini okuyalım.

"Gözcü haykırdı; ´buzdağı! Birinci subay, kaptana haber verdi ve derhal makine dairesine tornistan yani geri git emri verildi. Fakat dev gemi durmuyordu, hızını kesmesi için zaman lazımdı ve sisler arasında görünen buzdağı yaklaşıyordu. Aşağıdan ise orkestranın ve eğlenen insanların sesleri duyuluyordu. Sonra
buzdağı gemiye ulaştı, bu arada gemi ters çalışan pervanelerin gayretiyle yan dönmüştü ama yetersizdi ve kaptanla yardımcılarının ç****iz bakışları arasında buzdağı Titan´ın sancak tarafına çarptı. Darbe hafifti hatta pek hissedilmedi,
kaptan o anda ucuz atlattık diye düşünüyordu. Ama birkaç dakika sonra gemi birden yan yattı, buzdağı asıl yarayı su kesiminin altında açmıştı, yara öldürücüydü çünkü uğursuz buzdağı Titan´ın bordasını jilet gibi keserek, parçalamıştı."

İnanılmaz kehanet gerçekleşiyor...

Ve Robertson 1898 yılında öyküsünü küçük bir kitap olarak yayınladı. Kitap onu çok daha sonra ölümsüz yapacaktı, dünyanın en çarpıcı ve en dehşet verici kehanetini yazmıştı ama sonuç yayınladığı dönem için aynen kitabın adı gibiydi yani "Boşyere" Aradan 14 yıl geçti ve başka bir zamanda, başka bir gemi, asla
batmaz denen dünyanın en lüks ve en büyük yolcu gemisi Titanik, İngiltere’nin Southampton limanından yeni dünyaya doğru denize açıldı. Sonra, 1912 yılında 14 Nisan´ı, 15 Nisan´a bağlayan gecede sisler arasından birden ortaya çıkan bir buzdağı batmaz denen Titanik’in katili olacaktı. Yukarda okuduğunuz
Robertson´un romanındaki batış sahnesi aynen gerçekleşti. Sadece o kadar mı? Bakın Morgan Robertson Titanik´den 14 yıl önce yazdığı romanında daha neleri bilmişti; Robertson´un romanındaki Titan adlı gemi Southampton limanından yola
çıkıyordu ve 14 yıl sonra Titanik de aynı limandan yola çıktı.
Romandaki gemi ile, Titanik arasında sadece 4 metre fark vardı. Titan 248 metre, Titanik 252 metreydi.

Daha da ötesi var;
Robertson´un romanındaki dev Titan, New Foundland yakınında; Kuzey Atlantik´ de bir buzdağına çarparak battı ve işte inanılmaz ama gerçek; Talihsiz Titanik de 14 yıl sonra aynı koordinatta, aynen romandaki benzeri gibi bir buzdağına çarparak okyanusa gömüldü. Ve her iki gemide de; yeterince cankurtan filikası yoktu; Robertson romanındaki gemide 24 filika bulunduğunu yazıyordu; Titanik´de ise 22 filika vardı ve bu yüzden can kaybı büyük oldu.
Sonra...Gerçek kazanın sonucunda 1513 yolcu boğularak öldü ve kayboldu. Aynen 14 yıl önceki romanda yazıldığı gibi... Robertson´un romanındaki Titan´da ise 1500kişi ölüyordu. Her iki gemi de 3000 kişilikti ve Titanik´e 2224 kişi binmişti.
Aynı asla batmaz denen gemi,Aynı yerden aynı yere yolculuk,
Aynı tarihte, aynı yerde kaza,Aynı buzdağı ve aynı tür batış,
Aynı yolcu ve ölü sayısı,Hatta iki gemi de batarken orkestranın ilahi çalmasına kadar... Bir kez daha okuyun ve düşünün...İki geminin ağırlıkları da çok yakındı. Robertson romanında Titan´ı 70.000 ton ağırlığında yazmıştı; Gerçek Titanik ise 66.000 tondu.
Her iki geminin de üç pervanesi vardı ve her ikisi de 3000’er yolcu taşıyorlardı. Gerek romandaki hayali Titan´a gerekse de gerçek Titanik´e Avrupa´ nın sayılı zenginleri ve ünlü aileleri binmişlerdi. Daha sonra Robertson öyküye; gemi hızla su aldığını. Alarm verildiğini, filikaların indirilerek, önce kadınlar ve çocuklar
bindirildiğini, yardım çağrıları yapılırken, Avrupa´nın en ünlü ve zengin ailelerinin mensuplarnın birbirlerine ebediyen veda ederken, dev yolcu gemisi Titan’ın buzlu kutup sularına hızla gömüldüğünü anlatarak devam ediyordu.

Büyük kehanet farkedilmiyor...
Morgan Robertson başarılı olamadı, kitabı satmadı, daha sonra yazdıkları da ilgi görmedi. Bunalıma girerek, bir hastanede psikolojik tedavi gördü. Sonra yeni biröykü yazdı, bir Fransız dergisinde yayınlanan bu öyküde de, denizaltılardan söz ediyor ve periskopu tarif ediyordu. Ama yine ilgi görmedi. Başarısız bir yazar olarak, Mart 1915´de bir otel odasında ayakta geçirdiği bir kalp kriziyle yaşama veda etti. Asıl inanılmaz olay burada çünkü Robertson mart 1915´de öldü. Yani gerçek Titanik´ in batışından üç yıl sonra...Ve hiç kimse Robertson´la ilgilenmedi, yine kimse farketmedi ve hiç kimse onun 14 yıl önce Titanik´i aynen nasıl anlatabildiğini merak etmedi.
Kimse onu anımsamadı, ta ki 1980´lerde inanılmaz olaylarla ilgili araştırmalar yapılıncaya kadar... Morgan Robertson;Titanik batmadan 14 yıl önce, gemiyle ve kazayla ilgili herşeyi tıpatıp aynen nasıl yazmıştı ? Raslantımıydı? O, başarısız bir yazar olarak tarihin karanlıkları arasında kayboldu, şimdi ise ruhu hatırlanmanın sevinci içinde olmalı... Kehanet sıradan bir iş değil, ve asıl gizem kendi yapısında, ne zaman ve nerede ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor; oysa gelecekte nelerin olacağı konusunda çevremiz sayısız ipucu dolu; yeter ki görmek için çaba gösterelim. Titanik´ in gizemi burada da bitmiyor. Biri daha var;

"Denizde tehlikede olanlar için dua ediyoruz..."
Kanada, Winnipeg´de Rosedale Metodist Kilisesi´ndeyiz, Rahip Charles Morgan bir pazar sabahı erkenden kalkmış, o günkü ayin için hazırlık yapıyordu. Okunacak ilahinin numarasını karatahtaya yazdı. Tüm hazırlıklarını bitirdikten sonra, ayine kadar biraz uyumak amacıyla odasına çekildi ve derin bir uykuya daldı. Birden kendini çok canlı ve etkin bir rüyanın içinde buldu. Karanlıkların içinde, dev bir kütle vardı, dalgaların sesleri duyuluyordu, çanlar çalıyor ve Rahip Morgan´ın çok uzun yıllardır işitmediği bir ilahi duyuluyordu. Rüya o kadar etkili ve rahatsız ediciydi ki, Morgan uyandı, ilahi ve çan sesleri kulağından gitmiyordu. Saatine baktığında, fazla zaman geçmemiş olduğunu gördü, rüyanın kötü etkisinden kurtulmaya çalışarak yeniden uyumaya çalıştı ve yeniden uykuya daldı. Rüya tekrar başladı, ilahi, çan sesleri, karanlık, dalga sesleri ve devrilen dev kara kütle. Morgan bu kez, panikle uyandı ve kendini boş kiliseye attı, karatahtaya giderek o bir türlü kulaklarından gitmeyen ilahinin numarasını yazdı. Ayin saati gelmişti, cemaat toplanıyordu, Rahip Morgan ilahiyi başlattı, notalar kilisede çınlarken, aynı anda binlerce mil ötede okyanusun ortasında aynı ilahi buzlu denizi çınlatmaktaydı; "Duy, Kutsal Baba, Sana denizde tehlikede olanlar için dua ediyoruz." İlahi biterken, Rahip Morgan´ın gözlerinden yaşlar akıyordu. Aynı günün sonraki saatlerinde, Rahip ilahiyi okudukları sırada Atlas Okyanusu´nun derinliklerinde büyük dramın yaşandığını öğrendi. O gün, 14 Nisan 1912´idi ve Atlantik´in kuzeyindeki buzlu sularda Titanik suların içinde yokolmuştu.

Titanik’de bir gariplik var...
Titanik battığında, ünlü İngiliz gazeteci William T. Stead gemide bulunuyordu.1892 yılında Stead hikayeler yazarak yaşamını kazanıyordu. Gazeteciliğinin yanısıra Stead, ölüm ötesi ve Spiritüaliizm ile yani Ruhçuluk’la da ilgileniyor, araştırmalar da bulunuyordu. O yıl yazdığı kısa hikayelerden birinin adı neydi biliyormusunuz? "Titanik" ve yine Titanik´den 20 yıl önce...YineTitanik´de olduğu gibi, Stead´ın hikayesindeki Titanik´de bir buzdağına çarparak batıyordu. Ve Stead´ın yazdığı hikayede, Stead kendisini kazadan kurtulan biri olarak anlatıyordu. Ve; 20 yıl sonra gerçek Titanik batarken, o buzlu ve soğuk denize gömülenlerden birisi Stead´ ın gerçekten kendisiydi. Ama; sonu romandaki gibi olmadı çünkü kurtulamayacaktı. Zira bu roman gerçekti ve başka bir romancı tarafından yazılmıştı. O anda Stead ne düşünmüştü? 20 yıl önce yazdığı hikayeyi düşünüp, kurtulacağına inanıyormuydu? Bunu asla bilemiyeceğiz...
Biri daha var. Ama çok daha sonra; 1935´ de... William Reeves adlı bir denizci bu; İngiltere´den Kanada´ya giden "Titanian" adlı kömür yüklü buharlı gemi; soğuk bir Nisan gecesinde Kuzey Atlantik´de seyrediyordu. Bütün denizcilerin ezbere bildikleri o uğursuz yere; Titanik´in battığı noktaya varmışlardı. Reeves, güverteden denize bakarak yıllar öncesindeki olayları düşlüyordu. Ve o gün Reeves ´in doğum günüydü, olabilir ama Reeves´ in doğduğu tarih çok önemliydi, çünkü Reeves 14 Nisan 1912´ de doğmuştu. Yani Titanik´in battığı günde. İşte tam o günde; Titanik´in battığı günde Reeves doğum gününü; Titanik´ in battığı yerde kutluyordu. Ve birşey oldu... Reeves birden, suların kaynaştığını ve dev bir buzdağının geminin yolu üzerinde belirdiğini gördü. Tam o anda da, köprüden alarm verildi. Uzaklık yeterliydi. Mürettebat gemiyi zamanında durdurdu, buzdağının yanından geçeceklerdi ama olmadı... Çünkü bir saat içinde çevreleri; yüzlerce buz kütlesi tarafından sarıldı. Artık hareket etmelerine imkan yoktu. Reeves ve arkadaşlarının içinde bulundukları Titania adlı gemiyi, ancak 9 gün sonra yetişen buz kırma gemileri kurtardılar. Neden? Buzdağları o korkunç gecenin yıldönümünde, bir grup denizcinin orada bulunmasını mı istemişlerdi ?
Evet... İnanılmaz ama gerçek zira Titanik´ in gizemi şaşırtıcı. Titanik şimdi okyanusun derinliklerinde uyuyor sadece bir kez ziyaret edildi. 1 Eylül 1985´de Amerikalı ve Fransız uzmanlardan kurulu bir sualtı ekibi onu buldu ve görüntüledi. Morgan Robertson; Titanik batmadan 14 yıl önce, gemiyle ve kazayla ilgili herşeyi tıpatıp aynen nasıl yazmıştı, raslantımıydı? William T. Stead 20 yıl sonra içinde öleceği geminin adını ve kendisinin de içinde bulunduğu öyküsünü, hangi raslantı sonucunda yazmıştı? Titania adlı gemiyle, Titanik´in battığı günde doğan ve doğum gününde Titanik´in battığı yerde bulunan Reeves´ in buzdağları tarafından 9 gün hapsedilmesi de raslantımıydı? Düşünür Voltaİre diyor ki; "Belki de raslantı dediğimiz şey; belirli bir şeyin bilinmeyen nedenidir..." Robertson, Stead ve Reeves bizim gibi birer insandılar. Bizler gibi normal ama bilinmeyen yönleri olan insanlar. Her insan gibi... Ve siz de; bilinmeyen raslantılarla her an karşılaşabilirsiniz...

Titanik´den sesler;
Kazadan kurtulanların anıları"Kazadan bir gece önceydi, karım başıma Titanik´in sahibi olan White Star Şirketi´nin ambleminin bulunduğu kepi giydirdi, güvertedeydik ve tam o anda gökde bir yıldız parçalara ayrılarak dağıldı. Karım bundan hiç hoşlanmadığını söyledi. "
Kamarot Arthur Lewis
"Babam heyecanlı, annem moralsizdi ve hayatımda ilk kez onun ağladığını gördüm. Umutsuzdu ve birşeylerin yolunda gitmediğini söylüyordu. Yedi yaşındaydım ve daha önce hiç hiç gemi görmemiştim. Çok büyüktü, herkes çok heyevanlıydı, kamaraya indik, babam anneme yatmasını ve sakinleşmesini söyledi ama annem bütün gece oturdu, ta ki kazaya kadar ve sadece ben kurtuldum. "
Eva Hart
"Woolston´da yaşıyorduk, okul öğleyin tatil edildi ve Titanik´in limandan ayrılışını görmeye götürüldük. Öğretmenimiz başımızdaydı, sonra Titanik yavaş yavaş iskeleden ayrılmaya başladı; bu onu son görüşümüzdü, Southampton sularında gittikçe uzaklaşıyordu. Yanımda yaşlı bir adam vardı, eliyle iyi şans işaretleri yaptıktan sonra başını salladı, sonra yüksek sesle hiç umut olmadığını söyledi."
Lois Brown Jacobs
Nasıl battı?Titanik nasıl battı? O kadar çok kuram var ki; bunların en yenilerinden bir tanesi kasıtlı batırıldığı yolunda; tabii ki sigorta parası için. Ama buzdağının nasıl gemiye çarptırıldığının cevabı yok, yanlız ilginç iddialar ortaya atılıyor. Titanik´in Kuzey Atlantik´in derinliklerinde yattığını hepimiz biliyoruz. Buzdağı, gemiye sancak tarafından çarpmış ve çelik levhaları yarmıştı. Ünlü tiyatrocu Thomas Andrews gemi batarken ön tarafta bulunan beş su geçirmez kamaranın birisindeydi. Çarpmanın hemen ardından kamaralara buzlu deniz suyu dolmaya başladı. Aslında kamaraların sadece birisi delinmişti ama su kolayca diğerlerine de geçti, Andrews olayın tanığıydı yani su geçirmez denilen kamaralar su geçiriyordu. Aynı şey su geçirmez denilen alt bölümlerde de oldu ve Titanik bu yüzden kolayca battı. Jack Thayer, Titanik´in batmadan evvel su yüzeyindeyken iki bölündüğüne inanıyor ve anlatıyondu ama çok kişiye göre kaza böyle olmamıştı fakat 1985´de
Dr. Robert D. Ballard, Titanik´i okyanusun dibinde iki parça olarak buldu. Ballard ve ekibi Titanik´in pruvasından kırıldığını belirledi çünkü yara alınca gerilime dayanamamış ve denizden evvel içeri dolan sert havanın basıncıyla ikiye bölünmüştü. Bugün iki parça birbirlerinden yarım kilometre uzaklıkta ayrı yönlerde duruyor.
Titanik´in batış nedeni söylenceleri az değildir;

* Titanik, kardeşi Olympic´le beraber sigortalanıp, ikisi de kasıtlı mı batırıldı?
* Mürettebat ve Kaptan Smith sarhoş muydular?
* Gemi subayı Murdoch, neden kendini öldürdü?
* Kaptan Smith´in de intihar ettiği, telsizle gerçekten bildirilmiş miydi?
* Niçin görevliler dürbünle çevreyi gözlemediler? Oysa bu yapılsaydı, buzdağı çok önceden görülebilirdi.
* Titanik buzdağını son anda görüp dönmeye çalışırken, önce kıçından sonra da önünden iki defa mı yara aldı.
* Su geçirmez bölmeler neden açıktı?
* Söylendiği gibi Californian adlı gemi veya bilinmeyen bir diğer gemi, Titanik´i batarken görmesine rağmen yardıma gelmedi mi? Kurtulanlardan birçok kişi, bir geminin ışıklarını gördüklerine dair yeminler ediyorlardı.
Bunları biliyor musunuz?
* Biliyor muydunuz... Bazı yolcuların köpekleri güvertede bulunan köpek kulübelerindeydi. Bunlardan birisinin değeri 750 £´du ve 1912 yılında bu miktar çok büyük bir paraydı. Bugünkü değeri 300.000 £ olarak hesaplanıyor.
* Biliyor muydunuz... İkinci Dünya Savaşı sırasında, adı "Titanic" olan bir propaganda filmi yapıldı. Gemide gizli olarak bulunan bir Alman subayının hikayesiydi.
* Biliyor muydunuz... Yolcuların bazıları, gemi batmadan biraz evvel, jimnastikhanede bisiklete biniyorlardı.
* Biliyor muydunuz... Titanik´in birinci sınıf kamaralarının ve dinlenme salonunun bazı pencereleri ve kepenkleri, İngiltere Alnwick´de bulunan White Swan Oteli´nden alınmıştı.
* Biliyor muydunuz... Titanik´den kurtulan gemi subaylarının ve mürettebatın hiçbirisi yaşamlarının kalanında mesleklerini sürdürmelerine rağmen asla kaptan olamadılar.
* Biliyor muydunuz... Titanik, Southampton´dan ayrıldıktan hemen sonra kömür depolarında yangın çıkmış ve söndürülmüştü. * Biliyor muydunuz... Kurtulanlardan birisi olan gemi subayı Murdoch, gemi batmadan evvel intihar etti, aslında elindeki tabancayla kalabalığın filikalara hücüm etmelerini engellemekle görevliydi.
* Biliyor muydunuz... Gemi batmaya başladıktan sonra uzaklaşan ilk cankurtaran filikasında sadece 28 kişi vardı, oysa filika 64 kişilikti.
* Biliyor muydunuz... Titanik limandan ayrılmadan evvel demirlerini alırken, çıpaların birisi yakınındaki bir geminin iplerine takıldı ve neredeyse onu batırıyordu ve geminin adı Titanik´in asla göremeyeceği limanın adıydı; "New York"
* Biliyor muydunuz... Faciadan hemen sonra, New York´da bir söylenti yayıldı; Titanik´in batış nedeni bulunmuştu çünkü kargonun konulduğu yerin gizli bir bölmesinde demir kafesli bir sandığın içinde bir lahit vardı. Lahit ve içindeki Mısır kralının mumyası, ABD´de gizlice satılmak üzere eski eser kaçakçıları tarafından gemiye yüklenmişti. Mısır inançlarına göre bu hırsızlık, tanrılara karşı bir hakaretti ve Anubis´in kudreti buna izin vermezdi. Tanrılar Titanik´i batırdı ve mumya denizin dibini boyladı. Belki... İki yıl sonra, söylenti yine başladı ama bu kez farklıydı; mumya batmadan evvel kaçırılmıştı yani gemide bulunan kaçakçılar veya kaçakçı gemicilere rüşvet vererek, mumyayı ambardan çıkarttırmış ve bir filikaya yükletmişti. Ve şirketin subaylarından birisi bu öyküyü onaylıyordu. Sonra kaçakçı rüşvet vermeye devam ederek, mumyayı Carpathia gemisine yüklemeyi de başararak, New York´a getirdi. Ama şansı orada sona erdi, satış yapılamadı, kimse mumyayı almıyordu. Kaçakçılar mumyayı geri götürmeye karar vererek, bu kez Empress Of Ireland adlı gemiye yüklediler ve Empress Of Ireland´da battı ama mumya yine kurtarıldı ve Ameriya´ya geri döndü. Sonuncu kez yine bir gemiye yüklenerek, yola çıkarıldı ama kader kararından dönmüyordu. Üçüncü gemi de torpillenerek batırıldı. Geminin adı Lusitania´idi. Kimliği bilinmeyen gizemli firavun sonunda huzura kavuşmuştu.
* Biliyor muydunuz... Titanik mitleri neredeyse sonsuzdur. Örneğin Kaptan Smith´in bir bebeği kurtararak, bir filikaya kadar yüzerek götürdüğü ve sonra yine yüzerek geriye döndüğü ve gemiyle beraber battığı anlatılır. Weekly World News gazetesine göre olay gerçektir. Titanik´de bulunan altınların ve mücevherlerin miktarı bilinmiyor zaten kargo kesin olarak belgelenmemişti; ama gemide kesin olarak bulunan Ömer Hayyam´ın el yazması mücevher işli "Rubaiyat"ı büyük kayıptı. Kargo listesinde, bir de yeni Renault otomobil vardı,

Kim uğursuzdu?
İki gazeteci olan John Eaton ve Charles Haas´a göre, mumyanın kaderini paylaşan gerçek birisinden söz ediyorlar; adı Frank "Lucky-şanslı" Tower. Tower, belki de gezegenin en uğursuz denizcisiydi. İlk önce Titanik´de ateşçiydi, kazadan yüzerek kurtulmuş ve ölümü atlatmıştı sonra o da Empress of Ireland´ın mürettebatına katıldı ve o da battı, Tower bu kez çok zor kurtulmuştu. En son işini bulduğunda mutluydu ama bu uzun sürmedi, Lusitania´da iş bulmuştu, gemi ayaklarının altında sulara gömülürken Tower haykırıyordu; "Şimdi zamanı geldi mi?" Bu öykü iki gazeteci tarafından anlatılmasına ve Ripley´in ünlü "İster inan, ister inanma" külliyatında yer almasına rağmen, tarihçiler tarafından onaylanmadı; tarihçiler üç geminin mürettebat listesinde bu isimde birisinin bulunmadığını söylüyorlardı. Ripley ise, gemicinin adının farklı olduğunu söylerek, işin içinden sıyrıldı; peki üç gemide de aynı isimli biri var mıydı? Evet, bir değil, birkaç kişi vardı ama bunların aynı kişiler olup olmadığı asla anlaşılamadı. Fakat bunlardan birisinin öyküsü kesin gerçekti; Aslında Titanik´in kamarotlardan Violet Jessup, White Star Gemi Şirketi´nin gerçekten de lanetli kişisidir. Genç kadın, önce şirketin Olympic gemisindeydi, geminin Hawke şilebiyle çarpışıp batmasından kurtuldu, sonra Titanik´de de hemşire asistanı olarak görevlendirildi ve yine kurtuldu. Violet, Şirketin üçüncü gemisi olan Britannic´de görevini yaparken son yolculuğuna çıkmıştı. Violet´in kaderi White Star Şirketi´nin gemileriyle aynıydı...
küçük kız 2008-08-15
4) süper bişeymiş yaa .yollayan arkdaşa çokkk teşekkürlerr...
mesaybelf 2008-08-26
5) Acaba bu bilgileri kaç kişi biliyor. Okuduğum bir romanda bu yazılanlar yazıyodu insanın inanası gelmiyor. Ve araştırmaya girdiğimde gördümki gerçekten yazılanlar doğru. Güzel bir araştırma yapmışsınız. Şimdi ben şunu araştırıyorum. Abraham Lincoln ile Kennedy nin suikastlerinin benzerlikleri müthiş bir bağlantı
zerrin 2008-09-06
6) ben titaniğin filmini izledim ve bayıldımmm şimdide araştırıyorm eğer bu doğruysa çok yazık ama gzl bi macera
büşra 2008-09-09
7) Mükemmel.
YUSUF 2008-09-15
8) Zerrin,sanırım bahsettiğin kitap Kaosun Sırları.Ben de şu anda o kitabı okuyorum ve bu Titanik araştırmasını da onun için yaptım.

Sıra Lincoln ve Kennedy'de.
Asıl şaşırtıcı şey Lincoln ve Kennedy benzerlikleri..
Haylie 2008-09-17
9) bence titanikin batmasının ardında bilinmeyen esrarengiz şeyler var bunu çözmeleri içinde titanikteki yolcuların geçmişlerini araştırmaları lazım çünkü gemi kasten atırılmış olabilir ama filmi gercekten cok güsel gercek olayı cok iyi yansıtmışlar bence
AYKUT 2008-10-29
10) ÇOK GÜZEL BİR HİKAYE DEFALARCA OLSADA OKUMAK İSTERİM HİÇBİR HİKAYE OLMASADA OKUMA İSTERİM
METİN 2009-08-28
11) ÇOK GİZEMLİ
METİM 2009-08-28
12) Çok karmaşık bir olaymış ama Güzell Hikaye
Derya 2009-12-05
13) ilk yorum da benim dedemde titanic teydi demiş yazan kiş bunun olması mümkün değil çünkü titanic battığı zaman 2 aylık olan son yolcunun 2008 deki ölümüyle hayatta kalan kimse kalmadı kaldıki hayatta kalan son yolcu bile o kazada aylık ken yani hiç birşey hatırlaası mümkün değilken ve ölmüş ken sizin dednizn olayı size anlatması mümkün değil bunun için 220 civarında bir yaşta olması gerekli
roos 2009-12-24
14) Merhaba arkadaşlar. Bende gerçekten Titanicin var oluşuna kesinlikle inanıyorum. Büyüleyici bir gerçek. Bazı araştırmalarım oluyor. Sizden tek ricam eğer gerçekten araştırma içinde olanlar varsa beni kaydetsin. Titanic benim için önemli.Belki bir olup birlikte bazı gerçeklere ulaşabiliriz. Görüşmek dileğiyle...(hndnyilmaz_89@hotmail.com)
Handan 2010-04-02
15) Bu arada futility adlı kitabı bulmaya çalışıyorum. nerden bulabilirim eğer bilen varsa lütfen yardım etsin...(mail yoluyla cvp yazın lütfen)
handan 2010-04-02
16) eve çok gizemli çok güzel bir hikaye
Ben biraz araştırma yaptım bu adam titanigin batıcagını biliyormuş
Resul 2010-05-10
17) canım hürriyetim .com dan almış bunu bir araştırmacı yazmış ben orda daha evvel okumuştum arkadaşlar orda resimli olarak anlatılıyor bakmanızı tavsiye ederim.
emreee 2010-10-22
18) 1. yorumdaki serdar adlı kişi 2 sene geçmesine rağmen size ulaşabilmeyi umud ediyorum çünkü titanic hakkında bilimsel araştırma yapıyorum , bu yorumumu okuduysanız bana dönüş yaparmısınız buradan .. bilgilerinize ihtiyacım olabilir,
tşkler ..
selen 2010-12-15
19) Merhabalar 18 numaralı selen arakadaşım lütfen beni ekler misin. (hndnyilmaz_89@hotmail.com) Seninle konuşmak benim için büyük mutluluk:)
Handan 2011-03-04
20) tammammı
BAKKALAMCA 2011-03-28
21) BENDE TİTANİĞE BİNMİŞTİM AMA BATIŞI BUZDAĞINA ÇARPARAK DEĞİLDİ DEDEMİN ANLATTIĞINA GÖRE MUTFAK BÖLÜMÜNDE AŞÇI SİGARA İÇERKEN TÜPÜ PATLATTI TİTANİK O ZAMAN BATTI PATLADI GİTTİ
BAKKALAMCA 2011-03-28
22) morgan robertson gençken denizcilik yaptı sonra kiplingin bir hikayesini okumasıyla yazar olmaya karar verdi 1897 yılının bir gecesi bir deniz hikayesi yazmaya karar verdi yazdıda kitabın adını titan kaoydu roberso hikayede gemiye iki aşığın bindiğini ve geminin buza çarparak battığını yazdı ardan 14 yıl geçtikten sonra titanik adındaki gemi aynı robertson un anattığı gibi batıyor
damla 2011-04-16
23) güzelllllllllllll
kşi 2011-05-02
24) ahahahahahhahha bakkalamca komiksin cidden
çokmalsınız 2011-05-26
25) çok ilginç rastlantılar belki de rastlantı değiller kim bilebilir ki.
zeynep 2011-05-28
26) buarada bildiğime göre gemi batmadan önce farklı bir yerde batan bir gemi,keman çalan adamlar,boğulan insanlar gören bir kız varmış ve gemi battığı an kız uykusunda ölmüş
zaynep 2011-05-28
27) çok güzel bir hikayeymiş
sümeyra 2011-06-08
28) neden hiçbir gözcü kocaman bir buz dağnın önceden fark etmedi.ben bu olayı araştırıyorum morgan robertson un açıklamalı bir şekilde bulan lütfen sitesini yazsın
gladfatih 2011-06-10
29) Yazıyı yazan Serdar titaniğe binenler arasında türklerin olduğunu hiç sanmıyorum bunu biraz atmışsın!!!
gladfatih 2011-06-10
30) titanic hem kehanetler hem işçi sorunu hemde içinde bulunan mumya yüzünden battı vede kaptanların dikkatsizliğiyle .... en çok üzüldüğüm titanicteki gibi bir aşkın bitmesiydi
kate 2011-06-10
31) şu serdar manyak mı ne yaa birkere gemiye türkler binmiyodu ve ayrıca senin deden 300 yaşlarında falan heralde yoksa sana bunları anlatamazdı değil mi sık sık yaz biraz akıllı olun yaa benim dedemde firavunun baş yardımcısıymış hatta kleopatranın sevgilisiymiş....
ECEM NAZZZZ 2011-06-10
32) BEN DE O TİTANİKTEYDİM ÇOCUKLAR O ZOR ANLARI YAŞIN BİR NEFES ALMAK İÇİN NE ÇABALR VERDİM
Suzy Amis 2011-08-12
33) ONA BATMAZ GEMİ DİYORLRDI BUNU HİÇ Bİ GÜÇ BATIRAMAZ DİYORLARDI FAKAT ALLAH BATIRDI ASLA BÜYÜK KONUŞMAMALIYIZ
EMRE 2011-08-14
34) Kaosun sırlarını bende okudum yazarın titanla anlattığı şeyler doğru bence
jhjh 2011-08-15
35) Yorumlara göre,film çok güzel ve çok iyi oyunculardan ibaret..Çok gizemli bir olay TİTANİK...Neredeyse o zamanlar yaşamış olsaydım Titanik te olmak isterdim diyeceğim..
Y.Emre 2011-11-06
36) arkadaşlar titanik konusunda bilgi alışverişinde bulunmak isteyen var ise kayıt etsin munch1860@hotmail.com
bafralı 2012-01-14
37) bence koskoca titanik yanlızca bir kayaya çarpıp batmış olamaz insanlar büyük konuştular allahta titaniği batırdı gerçek bu..hem kehanet diye birşey olabileceğini zannetmiyorum ama morgan robertsonun kaç yılında öldüğünü bilmiyorum hem bu çok saçma öyle birşey olmuş olsa bu adam geleceği görüyor demektir ki (bunu sadece büyük zatlar yapabilir)bu yüzden böyle saçma sapan uydurmalara inanmayın!!!araştırın böyle bişey olamayacağını göreceksiniz..:)
ayşe 2012-03-15
38) bunca yıldan sonra bence bu araştırılmaya ve herkesin öğrenmesine değer bişey titaniğin batması hafife alınır bişey değil hiç bi zaman ama Morgan Robertson'ında yazdığı kitap onu dahada esrarengiz ve etkileyici kılıyo
elif 2012-03-20
39) bence Ayşe yanılıyo bu dünyada hiç bilmediğimiz çok farklı yeteneklere sahip insanlar var ve çok fazla olağenüstü şeyler oluyo ben araştırdım ve titanik batmadan 14 yıl önce bu kitabı yazmış onu yazarken 14 yıl sonra böyle bir şeyin gerçek olucağını oda bilmiyodu ama oldu ve bu raslantı değil çok olağanüstü bişey herkes sadece titaniğin bir busdağına çarpıp battığını biliyor çoğu kişinin bizim gibi araştırdığını bile sanmıyorum ama bence gerçeklerin bilinmesi gerekir
aslı 2012-03-20
40) güzel
aşka yorgun 2012-03-22
41) Aslı katılıyorumm sana... Arkadaşlar titanic' le ilgili araşmalarım oluyor.. Ve bu işin peşini bırakmak istemiyorum. Bir hayalim var onu gerçekleştirmek istiyorum. Bu tek olacak birşey değil. Arkadaşa ihtiyacım var. Beraber hedefimize kavuşabiliriz. Eğer benim kadar Titanic' le uğraşan biri var ise; lütfen bana ulaşsın. Ama lütfen, kendine güveni olsun ve iyi biri olsun..Güvenebileceğim biri , en önemlisi dürüst biri (hndnyilmaz_89@hotmail.com) eklesin...
Handan 2012-04-03
42) Şu an çok merak ediyorum bu sırrı henüz yaşım küçük rast geldi bu site bir baaşladım okumaya zaten öğrendiğim herşeyi etap etap araştırdım fakat ilerde bir izlenim veya var sayım öne sürersem inanmayacaklar bana. Ben bu işin peşini bırakmayacağım. Of ben uyuyamam bu olayın sırrını öğrenmeden.
araştırmacı 2012-04-08
43) Titanic battığında içinde bir firavunun mumyasının bulunduğu gerçeğini unutmamak lazım bence titanicin batışı mısır tanrısı anubisle alakalı anubis gemiyi lanetledi ve yolcuları cezalandırdı mısır mitolojisinde uzmanım boş konuşmuyorum geçmişte piramitlere girenlere neler olduğu aşikar tabiki robertson'un kitabıda faciayı dakikası dakikasına a anlatmış ama herkesin gözden kaçırdığı bir olay var 1935 yılında william reevesin başına gelenler olağan üstü kazanın olduğu gün doğan ve doğum gününe titanic batığının bulunduğu yerde giren reevesin öyküsü araştıranlar için ideal bu konu titanicin hayaletleri konusunu destekler nitelikte bu arada hayalet demişken yer yıl 14 nisanda bir kaptan smitin hayaletini gördüğünü ve buna inandığını söyleyen onlarca denizci var buda acaba newfoundland suları lanetlimi sorusunu akla getiriyor araştıran arkadaşlara iyi çalışmalar
Meriç 2012-05-01
 
Yorum/Ek Açıklama/Tartışma Ekle
yorum:
yazan:
doğrulama resmi:
What is 9 * 6 - 19 =  → 
 
Lüzumsuz Paylaş
adım:
e-mail adresim:
arkadaşımın e-mail adresi:
hakkımızda nedir? sıkça sorulan sorular siteyi kullanan burayı okumuş sayılır iletişim